Semmering Mizahı

Baden-Württemberg eyalet seçimlerinde Yeşiller kazandı. (%30,2)Ve Yeşiller’in adayı Cem Özdemir bir ilki gerçekleştirebilir.
Eğer hükümeti kurarsa Almanya’da Türk kökenli ilk eyalet başbakanı olacak.
60 yaşındaki Özdemir’in ailesi de 1960’lı yıllarda Almanya’ya gelen işçi göçmenler arasındaydı.
İnsan böyle bir haberi okuyunca ister istemez düşünüyor.
Hani eskiden “Kaf Dağı’nın tepesinden bakmak” denirdi ya…Biz onu biraz Avusturyalı yaptık: artık adres Semmering. Elimizde bir Verlängerter, manzara şahane, keyifler yerinde.
Artık mesele Kaf Dağı değil.Bizim versiyon biraz daha yerel: Semmering.
Semmering’de oturmuşuz, kayaklar kenarda, elimizde bir Verlängerter ya da Glühwein, eee... manzara şahane, keyifler yerinde. Aşağıda tarih yazılıyor, biz yukarıdan sakince izliyoruz.
Ve içimizden şu geçiyor:“Na servas… des wird a G’schicht.”
Olur mu?Olur.
Ama hemen değil.
Önce bir komisyon kurulur. Sonra bir rapor hazırlanır. Sonra o rapor incelenir. Sonra bir rapor daha yazılır — çünkü ilk rapor biraz erken yazılmış olabilir.
Ve en sonunda büyük bir ciddiyetle şu cümle kurulur:
“Evet… aslında mümkün. Ama belki biraz daha zamana ihtiyacımız var.”
Wiener Schmäh tam da burada devreye girer.
Çünkü herkes bilir ki bunun gerçek anlamı şudur:“Fikir güzel… ama biz daha biraz Semmering’de kalalım. Manzara cok güzel..”
Kısacası…
Başka yerlerde göç hikâyeleri siyasetin zirvesine doğru yürürken, biz hâlâ yukarıdan bakıp not alıyoruz.
İniş mi? Yok, daha değil.
Çünkü buradan aşağı inmek…Des is leichter g’sagt als g’macht.
aslında belki hâlâ aşağı inmeye cesaret edemiyoruz.
Ama kim bilir…
Belki bir gün gerçekten o Semmering’den inmeye karar veririz. Ve o zaman hikâyeler sadece izlediğimiz değil, yazdığımız hikâyeler olur.
Kara mizah mı?
Belki.
Ama bazen gerçek hayat zaten
kara mizahın ta kendisi.





Yorumlar